
Ekim sonunda Giresun'da hava serinler, harmanlar boşalır ve yeni mahsul fındık evlere girmeye başlar. Bu dönemde en çok duyduğumuz sorulardan biri de şu: Kabuklu mu alalım, iç fındık mı? İkisi de aynı ağacın ürünü ama mutfakta ve kilerde bambaşka davranırlar.
Bu yazıda iki seçeneği yan yana koyuyoruz. Amacımız birini kötülemek değil; hangisinin sizin alışkanlıklarınıza daha uygun olduğunu bulmanıza yardım etmek.
Fındığın sert kabuğu, içindeki taneyi havadan, ışıktan ve dış etkilerden korur. Fındıktaki yağlar zamanla oksijenle temas ettikçe bozulmaya meyillidir. Kabuk bu teması azalttığı için kabuklu fındık, doğru koşullarda iç fındığa göre tazeliğini genellikle daha uzun korur.
Bu yüzden fındığı uzun süre saklamayı düşünenler, kışlık erzak hazırlayanlar ya da evde büyük miktarda bulunduranlar için kabuklu fındık mantıklı bir tercihtir.
İç fındık kırılmış, kabuğundan ayrılmış, kullanıma hazır fındıktır. Kahvaltıya, tatlıya, salataya ya da ara öğüne doğrudan ekleyebilirsiniz. Kırma zahmeti yoktur, mutfakta kabuk dağılmaz.
Yoğun tempoda yaşayanlar, fındığı daha çok yemeklerde ve tariflerde kullananlar için iç fındık zaman kazandırır. Ayrıca tanelerin rengini, dolgunluğunu ve temizliğini almadan önce gözünüzle görebilirsiniz.

Kabuklu fındık alırken aklınızda tutmanız gereken bir nokta var: Tartıdaki ağırlığın önemli bir kısmı kabuktur. Çeşide ve mahsule göre değişmekle birlikte kabuklu fındıktan çıkan iç miktarı çoğu zaman toplam ağırlığın yarısı civarındadır.
Yani bir kilo kabuklu fındık, bir kilo iç fındık anlamına gelmez. İki seçeneği karşılaştırırken ne kadar iç fındığa ihtiyacınız olduğunu düşünerek hesap yapmak daha doğru olur.
Kabukların parlak, temiz ve çatlaksız olmasına dikkat edin. Kabukta lekeler, delikler ya da küf izi varsa o taneleri ayırın. Bir avuç fındığı elinizde salladığınızda içi boş gibi takırdayan çok sayıda tane olmamalı.
Almadan önce mümkünse birkaç tane kırıp içine bakın. İç tanenin dolgun olması, zarının kurumuş ve kolay ayrılır görünmesi, kokusunun temiz olması iyi işaretlerdir.
Tanelerin birbirine benzer renkte ve kuru olmasına bakın. Buruşmuş, koyulaşmış ya da yağlı görünen taneler fındığın yorulduğunu gösterebilir. Koklayın: Taze fındığın hafif tatlı, temiz bir kokusu vardır. Acı, sabunumsu ya da bayat bir koku alıyorsanız o fındığı tercih etmeyin.
Ambalajlı iç fındıkta paketin hava almayacak şekilde kapatılmış olması da tazeliği korumaya yardımcı olur.
Giresun'da pek çok evde fındık hâlâ taşla ya da tahta tokmakla kırılır. Fındığı düz bir taş üzerine yatırıp kabuğun dikiş yerine kontrollü bir darbe vurmak, iç taneyi ezmeden kabuğu açar.
Evde fındık kıracağı varsa iş daha da kolaylaşır. Fındığı kıracağın ortasına değil, uç kısmına yakın yerleştirip yavaşça sıkmak taneyi bütün çıkarmanızı sağlar. Kırdığınız fındığı hemen tüketmeyecekseniz ağzı kapalı bir kaba alın.
Kış akşamlarında aileyle birlikte fındık kırmak, bölgemizde hâlâ yaşayan güzel bir alışkanlıktır. Çocuklar için de keyifli bir sofra etkinliği olabilir; küçükleri yalnız bırakmamak kaydıyla.

Kabuklu fındığı serin, kuru ve güneş almayan bir yerde, nefes alabilen bez torba ya da file içinde saklayabilirsiniz. Nem, kabuklu fındığın en büyük düşmanıdır; rutubetli dolap ve bodrumlardan uzak tutun.
İç fındık ise daha hassastır. Hava almayan cam kavanoz ya da kilitli poşet içinde, serin bir yerde saklanmalıdır. Uzun süre bekletecekseniz buzdolabı ya da derin dondurucu iyi bir seçenektir. Dondurucudan çıkardığınız fındığı kullanmadan önce oda sıcaklığına gelmesini bekleyin ki üzerinde nem toplanmasın.
Kısaca şöyle düşünebilirsiniz: Fındığı aylarca saklayacak, yavaş yavaş tüketecek ve kırma işinden keyif alacaksanız kabuklu fındık size göre. Fındığı tatlıda, kahvaltıda ve yemeklerde sık kullanıyor, zamandan tasarruf etmek istiyorsanız iç fındık daha pratik olur.
Birçok aile ikisini birlikte tercih ediyor: Kilere bir miktar kabuklu fındık, mutfak dolabına da günlük kullanım için iç fındık. Bu sayede hem tazelikten hem pratiklikten vazgeçmemiş oluyorsunuz.
Hangi seçeneği yaparsanız yapın, fındığın bir doğal ürün olduğunu unutmayın. Kokusu, tadı ve görünüşü size en doğru bilgiyi verir. Tadı değişmiş, acılaşmış fındığı tüketmeyin. Kuruyemiş alerjiniz ya da özel bir beslenme durumunuz varsa, kişisel durumunuz için bir uzmana danışın.
Yeni mahsulün tadını çıkarın; sonbaharın en güzel ikramlarından biri hâlâ bir avuç taze fındık.

Sonbahar geldi, yeni mahsul fındık tezgâhlarda. Taze fındığı eski stoktan ayırmak için renge, kokuya, çıtırlığa ve zara nasıl bakılır, tek tek anlattık.
Yazıyı oku →
Daldan toplanan fındık sofraya gelmeden önce harman yerinde güneşle buluşur. Kurutmanın neden bu kadar önemli olduğunu ve Karadeniz'deki harman geleneğini anlattık.
Yazıyı oku →
Toprak, iklim ve rakım üçlüsünün Giresun fındığına kazandırdığı aroma farkını anlatıyoruz.
Yazıyı oku →Karadeniz Fırtınası, sadece fındıkla hazırlanır. Dolgu maddesi, aroma vericisi, koruyucu ve emülgatör kullanmıyoruz, etiketimizde yazan içerik, kutunun içindekiyle birebir aynıdır.