
Giresun'da ekim ayı başka bir telaş taşır. Yaz sonunda dallardan toplanan fındık harmanlarda kurumuş, patozdan geçmiş, kabuğundan ayrılmaya ve sofralara ulaşmaya başlamıştır. Bu yüzden sonbahar, yeni mahsul fındığın en çok konuşulduğu zamandır.
Ama tezgâhta, markette ya da internette karşınıza çıkan her fındık bu yılın ürünü olmayabilir. Peki taze fındığı nasıl tanırsınız? Bu yazıda alırken dikkat edebileceğiniz işaretleri, bahçeden gelen bir gözle anlatmak istedik.
Fındık Karadeniz'de genellikle ağustos sonu ile eylül arasında toplanır. Toplanan fındık önce güneşte kurutulur, ardından kabuğundan ayrılır ve depolara alınır. Yeni mahsul dediğimiz şey, o yılın hasadından gelen fındıktır.
Doğru koşullarda saklanan fındık uzun süre kalitesini korur, yani geçen yılın ürünü kendiliğinden kötü demek değildir. Fakat zaman geçtikçe aroması yavaş yavaş zayıflar ve yanlış saklanmışsa tadı bozulabilir. Taze fındığın farkı, özellikle kokusunda ve ağızda bıraktığı tatlılıkta hissedilir.
Taze fındığın kokusu hafif, temiz ve tatlımsıdır. Bir avuç fındığı avucunuzda biraz ovup kokladığınızda hoş bir kuruyemiş kokusu almalısınız.
Eğer kokuda yağlı boya, eski yağ ya da sabunu andıran bir not varsa bu, fındıktaki yağın oksitlenmeye başladığını gösterebilir. Rutubet ya da küf kokusu ise fındığın nemli ortamda kaldığının işaretidir. Bu tür fındıklardan uzak durmak en doğrusudur.

Çiğ iç fındıkta zar kahverengi tonlardadır ve fındığın yüzeyini düzgünce sarar. Kırdığınızda içi beyaza yakın, krem tonunda olmalıdır. İçin sararmış, koyulaşmış ya da lekeli olması iyi bir işaret değildir.
Kavrulmuş fındıkta ise renk açık altın ile bal rengi arasında değişir. Fazla koyu, yanık görünen taneler aşırı kavrulmuş olabilir. Bir paketteki tanelerin renginin birbirine yakın olması, kavurmanın dengeli yapıldığını düşündürür.
Yüzeyde toz, kırık parçaların fazlalığı ya da buruşmuş, içi boşalmış taneler dikkatinizi çekiyorsa o ürünü bir kez daha düşünün.

Taze ve iyi kurutulmuş çiğ fındık dişinizin altında net bir sesle kırılır. Yumuşak, lastiğimsi ya da hamur gibi bir doku, fındığın nem çektiğini gösterir.
Kavrulmuş fındıkta bu fark daha da belirgindir. İyi kavrulmuş fındık çıtır çıtırdır. Nemlenen kavrulmuş fındık bu çıtırlığını hızla kaybeder ve tadı da düzleşir.
Taze fındığın tadı hafif tatlı, yumuşak ve dolgundur. Ağızda acılık ya da yakıcı bir his bırakmaz. Zarında çok hafif bir buruklık olabilir, bu doğaldır ve fındığın kendi karakterinin bir parçasıdır.
Ancak belirgin bir acılık, ekşimsi ya da sabunumsu bir tat aldığınız fındığı yemeyin. Tek bir bozuk tane bile ağızda uzun süre hoş olmayan bir iz bırakabilir. Bir paketten birkaç tane tadarak karar vermek her zaman iyi bir yoldur.
Kabuklu fındıkta kabuğun rengi canlı, parlak bir kahverengi olmalıdır. Kabuk üzerinde küf izi, siyah lekeler ya da delikler olmamalıdır.
Bir başka ipucu da ağırlıktır. Elinize aldığınız kabuklu fındık, boyutuna göre dolgun hissettirmelidir. Çok hafif gelen ya da sallandığında içinde bir şey takırdayan taneler, içinin küçük ya da boş olabileceğini gösterir.
Paketli fındıkta üretim ve son tüketim tarihine bakmak, tazeliği anlamanın en kolay yoludur. Ekim ve kasım aylarında paketlenen bir ürünün yeni mahsulden olma ihtimali yüksektir, yine de emin olmak için satıcıya sormaktan çekinmeyin.
Ambalajın sağlam, hava almayan türden olması da önemlidir. Işık geçiren ince poşetlerde uzun süre bekleyen fındık, tazeliğini daha çabuk kaybedebilir.
Taze fındığı aldıktan sonra yapılacak şey basittir: serin, kuru ve karanlık bir yerde, ağzı sıkı kapanan bir kapta saklamak. Mutfakta ocağın ya da fırının yanındaki dolaplar bu iş için uygun değildir.
Uzun süre saklayacaksanız buzdolabı ya da derin dondurucu iyi bir seçenektir. Fındığı başka kokular sinmesin diye kapalı bir kapta tutun. Bir seferde çok miktar açmak yerine ihtiyacınız kadarını alıp gerisini kapalı bırakmak da tazeliği korumaya yardım eder.
Yeni mahsul fındık, Karadeniz için yalnızca bir ürün değil, bir yılın emeğinin karşılığıdır. Bahçede toplanan, harmanda kurutulan, özenle ayıklanan her tane bu emeği taşır.
Bu sonbahar fındık alırken birkaç saniye ayırıp kokusuna, rengine ve çıtırlığına bakın. Farkı fark ettiğinizde, taze fındığın neden bu kadar beklendiğini siz de anlayacaksınız. Kuruyemiş alerjiniz varsa ya da beslenmenizle ilgili özel bir durumunuz bulunuyorsa, tüketmeden önce bir uzmana danışmayı unutmayın.

Daldan toplanan fındık sofraya gelmeden önce harman yerinde güneşle buluşur. Kurutmanın neden bu kadar önemli olduğunu ve Karadeniz'deki harman geleneğini anlattık.
Yazıyı oku →
Toprak, iklim ve rakım üçlüsünün Giresun fındığına kazandırdığı aroma farkını anlatıyoruz.
Yazıyı oku →
Açılmış kavanozun kıvamını ve tazeliğini aylarca korumanın yolları.
Yazıyı oku →Karadeniz Fırtınası, sadece fındıkla hazırlanır. Dolgu maddesi, aroma vericisi, koruyucu ve emülgatör kullanmıyoruz, etiketimizde yazan içerik, kutunun içindekiyle birebir aynıdır.