
Çotanak ne demek diye arattıysanız büyük ihtimalle bir Karadenizlinin ağzından bu kelimeyi duydunuz ve aklınıza takıldı. Kısaca söyleyelim: çotanak, üzerinde birçok fındık bulunan dal demektir. Ama fındık bahçesinin dili bununla bitmiyor. Ocak, harman, patoz, zuruf gibi kelimeler, Giresun'da her yaz sonu evlerin, bahçelerin ve köy meydanlarının ortak dili olur.
Hasadın yeni bittiği, yeni mahsul fındığın sofralara geldiği bu günlerde, bahçede en sık duyacağınız kelimeleri bir sözlük gibi sırayla açıklamak istedik.
Türk Dil Kurumu sözlüğünde çotanak, üzerinde birçok fındık bulunan dal olarak tanımlanıyor. Başka sözlük kaynakları da kelimeyi, üzerinde birçok fındığın bulunduğu ve çıktığı dal diye açıklıyor. Yazımı da tam olarak böyle: çotanak.
Bahçede konuşulurken çotanak kelimesi çoğu zaman, birkaç fındığın yan yana kümelendiği o tanıdık görüntüyü anlatmak için kullanılır. Fındık dalda tek tek değil, genellikle birkaç tane bir arada durur. Fındık çotanağı dendiğinde akla gelen de budur: dalın ucunda, yeşil kılıfları içinde bir arada duran fındıklar.
Karadeniz türkülerinde ve günlük konuşmada çotanak sık geçer. Çünkü bu kelime, bir yılın emeğinin dalda olgunlaştığı anı anlatır.

Fındığın sert kabuğunun dışında, onu saran yeşil ve yapraksı bir kılıf vardır. Bölgede buna zuruf denir. Fındık olgunlaştıkça zuruf kurur, rengi açılır ve fındık bu kılıftan daha kolay ayrılmaya başlar.
Hasatta toplanan fındık çoğu zaman zurufuyla birlikte gelir. Bu yüzden zuruf kelimesi, harman ve patoz konuşulurken de sık sık karşınıza çıkar.
Karadeniz'de fındık bahçesine baktığınızda ağaçların tek gövdeli değil, bir noktadan birkaç gövde halinde yükselen kümeler gibi durduğunu görürsünüz. İşte bu kümelere ocak denir.
Fındık ocağı nedir sorusunun cevabı da bu görüntüdedir: bir kökten ya da bir noktadan çıkan birden fazla gövdenin oluşturduğu fındık kümesi. Bahçe sahipleri ağaç saymak yerine çoğu zaman ocak sayar. Budama, gübreleme ya da toplama konuşulurken de birim genellikle ocaktır. Bir ocağın altına girip etrafında dönerek fındık toplamak, hasadın en bilinen sahnelerinden biridir.
Bu yetiştirme biçimi, Karadeniz'in eğimli arazisine ve fındığın kendi büyüme alışkanlığına uyum sağlamış eski bir gelenektir. Gövdelerin her biri zamanla yaşlandıkça yerine yenileri bırakılır ve ocak böylece uzun yıllar yaşamaya devam eder.
Toplanan fındık doğrudan çuvala girmez. Önce serilir, güneşte kurutulur. Hem bu işin yapıldığı düz, açık alana hem de işin kendisine harman denir. Fındık harmanı, köylerde evin önündeki beton meydanlarda ya da düzlükte kurulur.
Harman günleri, havaya göre yaşanan günlerdir. Fındık gün boyu karıştırılır, akşam ya da yağmur bastırdığında üstü örtülür veya toplanır. Karadeniz'in yağmuru düşünülürse harman zamanında gözler hep gökyüzündedir. Harmanda fındık iyice kuruduğunda zuruf da kolayca ayrılacak hale gelir.
Harman kelimesi aynı zamanda bir buluşma anlamı da taşır. Komşuların birbirine yardım ettiği, çayın demlendiği, sohbetin uzadığı yerdir harman.

Eskiden fındık zurufundan elle ya da sopayla dövülerek ayrılırdı. Bugün bu işi çoğunlukla patoz yapar. Patoz nedir diye merak edenler için kısaca: harmanda kuruyan fındığı zurufundan ve karışan yaprak, dal parçası gibi artıklardan ayıran harman makinesidir.
Burada önemli bir ayrıntı var: patoz fındığın sert kabuğunu kırmaz. Patozdan çıkan fındık hâlâ kabukludur. Kabuğun kırılıp iç fındığın çıkarılması ayrı bir aşamadır. Patoz zamanı geldiğinde makinenin sesi köyde duyulur ve herkes bilir ki harmanın sonuna yaklaşılmıştır.
Fındık hasadı kalabalık ister. Karadeniz'de komşuların sırayla birbirinin bahçesine yardıma gittiği bu dayanışmaya imece denir. Bugün hasatta dışarıdan gelen işçilerle çalışmak yaygınlaşmış olsa da imece ruhu, özellikle aile bahçelerinde hâlâ yaşar.
Çotanak, ocak, harman ve patoz, aslında bir yolculuğun durakları gibidir. Fındık dalda çotanak halinde olgunlaşır, ocağın altından toplanır, harmanda kurur, patozda zurufundan ayrılır. Bu sırayı bilen biri, elindeki bir avuç fındığın hangi emeklerden geçtiğini de bilir.
Karadeniz fındık kültürü yalnızca bir tarım işi değildir. Bu kelimeler kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimini taşır. Biz de Giresun'da bir aile işletmesi olarak bu kelimeleri her yıl yeniden yaşıyoruz. Bir dahaki sefere bir Karadenizli çotanaktan, harmandan söz ettiğinde ne anlattığını artık siz de biliyorsunuz.
NTV, Çotanak ne demek? TDK sözlük anlamı
Milliyet, Çotanak nedir? TDK sözlük anlamı

Yeni mahsul fındıkla evde çıtır krokan yapmanın adımları, şekerin doğru kıvamı ve krokanın neden yapışkan ya da yanık olduğu bu rehberde.
Yazıyı oku →
Yeni mahsul fındığı evde fırında ya da tavada kavurmanın adımları, başlangıç sıcaklıkları, zarı kolayca ayırma yolu ve kavrulmuş fındığı saklama önerileri.
Yazıyı oku →
Hasat bitti, yapraklar dökülüyor. Fındık budamasına ne zaman başlanır, ne zaman bitirilir, hangi dallar kesilir? Uzman kurumların önerileriyle anlattık.
Yazıyı oku →Karadeniz Fırtınası, sadece fındıkla hazırlanır. Dolgu maddesi, aroma vericisi, koruyucu ve emülgatör kullanmıyoruz, etiketimizde yazan içerik, kutunun içindekiyle birebir aynıdır.