
Köme, ipe dizilmiş fındık ya da ceviz içlerinin pekmezle koyulaştırılmış bir bulamaca defalarca batırılıp kurutulmasıyla yapılan, sucuk biçiminde geleneksel bir Karadeniz tatlısıdır. Dışı yumuşak ve hafif esnek, içi ise çıtır kuruyemiş dolu olur. Karadeniz pazarlarında tezgâhlarda asılı dururken ya da bir tanıdıktan hediye gelirken karşınıza çıktıysa, büyük ihtimalle pestille aynı aileden gelen bu lezzeti tatmışsınızdır.
Köme, Karadeniz'in iç kesimlerinde ve yaylalarında pestille birlikte anılan, kuşaktan kuşağa aktarılan bir mutfak geleneğinin parçasıdır. Benzer ürünler farklı yörelerde farklı adlarla da bilinir; bazı yerlerde cevizli sucuk ya da pekmezli sucuk diye anılan tatlılar, yapım mantığı bakımından kömeye oldukça yakındır.
Bu tatlının asıl çıkış noktası bir ihtiyaçtı: yazın bol olan meyveyi kışa taşımak. Pekmez ve kuruyemiş kurutulduğunda uzun süre dayanabilen, taşıması kolay, doyurucu bir yiyeceğe dönüşür. Kışın uzun geçtiği yaylalarda bu, sofranın önemli bir parçası olmuştur.
İkisi de aynı temel malzemeden doğar: pekmezin nişasta ya da unla kaynatılıp koyulaştırılmasıyla elde edilen bulamaç. Fark, bu bulamacın nasıl kullanıldığındadır.
Pestil yapılırken bulamaç bir bezin ya da tepsinin üzerine ince bir tabaka halinde yayılır ve kuruyana kadar bekletilir. Ortaya yassı, katlanabilen, yaprak gibi bir tatlı çıkar. Pestilin içinde genellikle kuruyemiş bulunmaz; bazen üzerine dövülmüş ceviz ya da fındık serpilir, o kadar.
Kömede ise önce kuruyemişler bir ipe dizilir. Bu dizi bulamaca batırılır, çıkarılır, biraz kurutulur ve aynı işlem birkaç kez tekrarlanır. Her batırışta kuruyemişin etrafında yeni bir kat oluşur. Sonuçta ortası ipe dizili fındık ya da cevizle dolu, yuvarlak ve uzun bir sucuk elde edilir. Kısacası pestil bir tabakadır, köme ise içi dolu bir çubuktur.

Pazarlarda hem cevizli hem fındıklı kömeye rastlanır. Cevizli olanda iri iç parçaları biraz daha yumuşak ve yağlı bir doku verir. Fındıklı kömede ise her lokmada belirgin bir çıtırlık ve kavrulmuş fındığın kendine has aroması öne çıkar.
Fındıklı kömede kuruyemişin kalitesi tadı doğrudan belirler. Taze, acılaşmamış ve hafifçe kavrulmuş fındık kullanıldığında pekmezin tatlılığıyla güzel bir denge kurar. Bayat fındık ise birkaç hafta içinde kömenin tamamına istenmeyen bir yağ kokusu verebilir. Hangisinin daha lezzetli olduğu tamamen damak meselesidir; evde ikisini birden yapıp karşılaştırmak da keyifli bir deneme olur.
Evde köme yapmak sabır ister ama zor değildir. Önce fındıkları hafifçe kavurup zarlarını ayırın, sonra soğumaya bırakın. Ardından kalın bir iğne ve sağlam bir pamuk iplikle fındıkları tek tek dizin. Dizinin üst ucunda asmak için bir halka bırakmayı unutmayın.
Bulamaç için dut ya da üzüm pekmezini suyla inceltip ocakta ısıtın. Ayrı bir kapta biraz suyla açtığınız nişastayı ya da unu yavaş yavaş ekleyin ve topaklanmaması için sürekli karıştırın. Karışım koyulaşıp kaşığın arkasını kaplayacak kıvama gelince ocaktan alın ve ılımasını bekleyin.
Fındık dizisini bulamaca batırıp yavaşça çıkarın ve fazlasının süzülmesi için asın. İlk kat biraz kuruyup yapışkanlığını kaybettiğinde yeniden batırın. Bu işlemi kömenin istediğiniz kalınlığa ulaşmasına kadar sürdürün. Son katın ardından kömeyi havadar, doğrudan güneş almayan bir yerde, dokununca parmağa yapışmayacak hale gelene kadar kurutun. Kuruma süresi havanın nemine ve kat kalınlığına göre değişir, bu yüzden gözle ve elle kontrol etmek en iyi yoldur.

Kömenin en büyük iki düşmanı nem ve sıcaklıktır. Nemli ortamda yüzeyi yapışkanlaşır, yumuşar ve küf riski artar. Sıcakta ise içindeki fındığın yağı daha çabuk bozulur ve acı bir tat oluşabilir.
Bu yüzden kömeyi serin, kuru ve güneş görmeyen bir yerde saklayın. Kesilmiş parçaları birbirine yapışmaması için yağlı kâğıda sarıp ağzı sıkı kapanan bir kaba koymak işinizi kolaylaştırır. Mutfakta ocak ya da kalorifer yakınındaki dolaplar bunun için uygun değildir. Kömeyi açtığınızda yağımsı, sabunumsu bir koku alırsanız ya da yüzeyinde lekeler görürseniz tüketmeyin.
Köme, soğuk kış akşamlarında çayın yanına çok yakışır. İnce dilimler halinde kesip bir tabağa dizmek, misafire hem pratik hem de yöresel bir ikram sunmanın kolay bir yoludur. Kahvaltıda peynirin yanında birkaç dilim köme, tatlı ile tuzlu arasında hoş bir denge kurar.
Pekmezden geldiği için şekeri yüksek bir tatlıdır, bu yüzden azar azar ve keyfine vararak yemek en güzelidir. Özel bir beslenme planınız ya da kan şekeriyle ilgili bir durumunuz varsa, kişisel durumunuz için bir uzmana danışın.
Kasım ayı yaklaşırken Öğretmenler Günü için gösterişsiz ama anlamlı bir hediye arıyorsanız, köme güzel bir seçenek olabilir. Yöresel olması, el emeğini hatırlatması ve paylaşılabilmesi onu sıradan bir hediyeden ayırır. Güzel bir kâğıda sarılmış bir parça fındıklı köme, Karadeniz'in kış sofrasından küçük bir selam gibidir.

Çotanak, ocak, harman, patoz... Karadeniz'de fındık bahçesinde ve hasatta dilden düşmeyen kelimeleri, anlamlarıyla ve hikâyeleriyle tek tek anlattık.
Yazıyı oku →
Yeni mahsul fındıkla evde çıtır krokan yapmanın adımları, şekerin doğru kıvamı ve krokanın neden yapışkan ya da yanık olduğu bu rehberde.
Yazıyı oku →
Yeni mahsul fındığı evde fırında ya da tavada kavurmanın adımları, başlangıç sıcaklıkları, zarı kolayca ayırma yolu ve kavrulmuş fındığı saklama önerileri.
Yazıyı oku →Karadeniz Fırtınası, sadece fındıkla hazırlanır. Dolgu maddesi, aroma vericisi, koruyucu ve emülgatör kullanmıyoruz, etiketimizde yazan içerik, kutunun içindekiyle birebir aynıdır.